|
Anasayfa
|
duyurular
|
|
Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu web sitesi, teknik olarak altyapısı daha gelişmiş olan yeni adresine taşındı. Tüm katılımcıların ziyaretini bekleriz. www.kureselbak.org |
|
Barışı Yükselt
|
|
3,5 yil oldu… Katilleri taniyoruz… Hrant Dink cinayeti davasının Beşiktaş Adliyesi'ndeki 13. duruşması öncesi İskele Meydanında biraraya gelen Hrant'ın Arkadaşları, "Hrant için adalet için" yazılı dövizler taşıdı."Faşizme inat kardeşimsin Hrant", "Hepimiz Hrant'ız hepimiz Ermeniyiz", "Katil çeteler devletle beraber" , "Öldür' diyenler yargılansın" sloganları attı, "Hrant için Adalet için" yazılı afişi açtı.
"Tüm siyasi cinayetler için buradayız" Hrant'ın Arkadaşları'ndan gazeteci Bülent Aydın, "Hrant öleli tam 3,5 yıl oldu ama acımız, öfkemiz, taleplerimiz hala taze. Hrant'ın ailesi ve 'derin' ailesi olarak bizler katilleri tanıyoruz ve bunu haykırmak için, sorular sormak için, sonuna kadar, adalet yerini bulana kadar buradayız" dedi. Dink cinayetini işleyen "2-3 tetikçinin peşinde olmadıklarını" söyleyen Aydın, "Onları cezalandırmakla adalet yerini bulmuyor. Toplumun dününü, bugününü aydınlatmaya çalışan insanları öldürenler toplumu da öldürüyorlar. Bu davada aydınlatılacak olan yalnızca Hrant değil, toplumun da geleceğidir. Biz yalnızca Dink için değil aynı zamanda tüm siyasi cinayetler için buradayız" diye konuştu.
|
|
Devamını oku...
|
|
Barışı Yükselt
|
|
3,5 yil oldu… Katilleri taniyoruz… 3,5 yil oldu. Acimiz, ofkemiz, taleplerimiz hala taze! 3,5 yil oldu. Katilleri taniyoruz, adalet istiyoruz. Adalet talebimizle bir kez daha sokaklarda, meydanlardayiz. Hrant'in arkadaslari olarak, bir kez daha, acimizi paylasmak, sorularimizi sormak icin bir araya geliyoruz. Hrant'in sozlerinin tazeligini animsatmak icin, Hrant icin adalet icin, Besiktas Meydani'nda omuz omuza veriyoruz. 10 Mayis 2010, Pazartesi, saat 10.00 Besiktas Iskele Meydani |
|
|
Barışı Yükselt
|

Barışın sesi Taksim’den yükseldi!Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu’nun (BAK) ve Barış İçin Sanat Girişimi'nin ortak çağrısıyla 20’den fazla örgütü ve binlerce insanı buluşturan “Savaşın sesini sustur, Barışın sesini yükselt” yürüyüşü 2 Nisan Cuma akşamı saat 19:00'da Taksim Meydanı’ndan başladı. Savaş karşıtları, barışın sesini dansları, müzikleri ve şarkılarıyla yükseltti. Silahların ve milititarizmin diline karşı binlerce aktivistin “Savaşın sesini sustur, Barışın sesini yükselt!” sloganları duyuldu.
Rengarenk giysilerle, düdük, davul ve marakas sesleriyle yürüyen barış yanlıları barış bayraklarıyla İstiklal Caddesi boyunca renkli görüntüler oluşturdu. Sloganlar savaş uğultusunu, ırkçılığı, ayrımcılığı kışkırtanlara karşı hep bir ağızdan yükseldi.
Eylem sırasında, - Sustur... Sustur... Savaşın sesini sustur! Yükselt... Yükselt... Barışın sesini yükselt! - Yeter... Yeter... Barışı herkes ister! - Şimdi... Şimdi... Barış hemen şimdi! - Savaşsız bir dünya mümkün! Sloganları sık sık atıldı. Basın Açıklaması Metni ( Türkçe) Basın Açıklaması Metni (Kürtçe)
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Barışı Yükselt
|
|
İzmir’de 27 mart Cumartesi günü “savaşı sustur, barışı yükselt” paneli APİKAM’da (Ahmet Priştine İzmir Kent Arşivi Müzesi) yapıldı. Barış ve Demokrasi Partisi PM Üyesi Ahmet Demiroğlu, Taraf Gazetesi Yazarı Hilal Kaplan ve Küresel BAK yürütme kurulu üyesi Yıldız Önen'in konuşmacı olarak katıldığı panele, çok sayıda kişi katıldı.
İlk konuşmayı Yıldız Önen yaptı. Konuşmasında Barış için sanat, Barış için kadın girişimi ve daha pek çok kurumla beraber örgütlenen “savaşı sustur, barışı yükselt” kampanyasını anlattı. Savaşı Sustur Paneli |
|
Devamını oku...
|
|
|
Barışı Yükselt
|
ÖNCEDEN BİZ KİMDİK? Gün geçmiyor ki Türkiye’de ya da dünyanın herhangi bir yerinde “Benim ülkemde, şu ya da bu kimlikte 170 bin kişi var; bunların 70 bini benim vatandaşım. Ama yüz binini biz ülkemizde şu anda idare ediyoruz. E,ee ne yapacağım ben yarın, gerekirse bu yüz binine hadi siz de memleketinize diyeceğim. Niye? Benim vatandaşım değil bunlar. Ülkemde de tutmak zorunda değilim” türünde konuşmalara rastlamayalım. O zaman ben şöyle sormak istiyorum; sen, ben, Müslüman, Hıristiyan, Musevi, Sünni, Alevi, Şii, Şafi, Katolik, Ortodoks, Protestan, Kürt, Türk, Yunan, Laz, Ermeni, Yahudi,Afrikalı, Avrupalı, Asyalı, Amerikalı, Avustralyalı, sarı derili,kara derili, kızıl derili, sarı saçlı, kara saçlı olmazdan önce neydin/neydim? O zaman insandın/dım da şimdi mi insanlıktan mı çıktın/dım? O zaman hoşgörülü ve anlayışlıydın/dım da şimdi mi dar görüşlü ve katı oldun/dum? O zaman korkaktın/tım da şimdi mi cesur oldun/dum. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Barışı Yükselt
|
|
13 Mart Cumartesi günü 'Savaşın sesini sustur - Barışın sesini yükselt' kampanyasının bir etkinliği olarak Taksim Hill Otel’de bir panel gerçekleştirildi. Panele BDP Milletvekili Sabahat Tuncel, yönetmen Sırrı Süreyya Önder, SODEV Genel başkanı Erol Kızılelma ve Küresel BAK’tan Yıldız Önen katıldı. Panede yapılması gereken en önemli çağrının barış çağrısı olduğu ve bugün gerçek bir barış ortamının yaratılması için barışın sesini yükseltmenin önemli vugulandı. Panel katılımcıların 2 Nisan 2010 tarihinde yapılacak barış yürüyüşüne katılacaklarını söylemeleri ve eyleme katılım çağrısı ile son erdi. |
|
|
Barışı Yükselt
|
|
İSGALE ORTAKLIGI DURDURDUGUMUZ
1 MART'I UNUTMA! 1 Mart 2003, Turkiye baris hareketinin buyuk zaferinin yil donumudur. Emperyal savas makinasinin siddetine ve kara propaganda gucune karsi birlesen isciler, emekciler, gencler, kadinlar, aydinlar, sanatcilar ve tum savas karsitlari o gun Ankara'da bulustu. 1 Mart 2003'te TBMM'de Turkiye'yi ABD'nin yedeginde savas batakligina itecek olan tezkerenin oylandigi saatlerde, yaklasik 100 bin savas karsiti, Meclis'e birkac yuz metre uzaktaki kent merkezinde 'savasa ve isgale hayir' diye haykiriyordu. O gun sadece Turkiye halkinin degil, Irak, Ortadogu ve butun dunya halklarinin gozu Ankara'daydi. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Barışı Yükselt
|
|
İstanbul'da barışın sesini yükseltmek için yapılacak olan barış gösterisi ve örülecek kampanyayı konuşmak üzere düzenlenen Kitlesel barış gösterisi için buluşma 25 Şubat Perşembe günü bir çok kurum ve aktivistin katılımı ile gerçekleşti. Bir önceki buluşmadan önerilen etkinlik ve faaliyetler üzerine konuşuldu. Çok sayıda kişinin katkısı ile geçen toplantı "Savaşın Sesini Sustur, Barışın Sesini Yükselt" kampanyasına başlamakta mutabık kalınarak sona erdi. |
|
|
Barışı Yükselt
|
|
HRANT DİNK İÇİN ADALET İSTEYENLER BEŞİKTAŞ'TAYDI
Siyasi Cinayet Kurbanlarının Yakınları Dink Ailesiyle Buluştu
Ali, Öz, İpekçi, Kaftancıoğlu, Türkler, Mumcu, Çimen, Altıok, Cebenoyan, Göktepe, anter, yurdakul, Aysan, Gültekin, Dursun, Özgüner, Tütengil ve Hayırsever'in aileleri Dink için ve siyasi cinayetler sonucu hayatını kaybedenler için adalet istediler. "Dink davasına biz de müdahiliz" dediler. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Barışı Yükselt
|
|
Edebiyatta Savaş ve Barış Atölyesi
Çok kötü hava koşullarına karşın 14 kişinin katılımı ile Edebiyatta Savaş ve Barış Atölyesine başlandı.Önce tanışıldı. Biraraya gelenlerin sanat/okuma alışkanlığı,tutkusu ve geleneği fazla olan renkli bir grup olduğu görüldü
Böylesi bir Atölye’yi neden yapmayı düşündüğümüz ve nasıl ilerleyeceğimiz üzerine kısaca konuşuldu.
Savaş ve Barış’ı salt ilk bize çağrıştırdığı anlamda, silahlı mücadeleye dayanan durum ve ardından gelen süreç olarak algılamamamız gerektiği, bireyi ve toplumu hedef alan her türlü şiddetin uygulanmasının savaş olduğu, anatomik ve ruhsal bütünlüğü bozucu, bazen maddi bazen manevi nitelikte her hangi bir şiddetin uygulanmasının savaş olduğu, uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşan ortamın, insanın denge, sakinlik, huzur içerisinde olmasının ise barış olduğu konuşuldu. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Barışı Yükselt
|
Barışın Sesini Yükselt!
Kürt sorununun barışçı çözümü için, halkın barış ve adalet talebine güç katmak için, ayrımcılık, ırkçılık ve linç girişimlerine dur demek, savaşı ve catışmaları durdurmak için büyük ve güçlü bir kampanyayı örme çağırısı ile geniş bir toplantı yapıldı. Toplantıya bir çok kurumdan temsilciler, aktivistler, aydın ve sanatçılar katıldı. Katılımcılar kampanyanın nasıl örülebileceğine dair önerilerini dile getirdi. Toplantı sonunda tüm katılımcılar Barışın Sesini Yükseltin kampanyasını birlikte örmeye ve 3 Nisan 2010 Cumartesi günü İstanbul'da büyük bir etkinlik yapmaya karar verdi. |
|
|
Barışı Yükselt
|
Binler Dink'i Unutmadı; Agos'un Önündeydi
Soğuk hava ve kara rağmen üç bin kişi, üçüncü yılında da Dink'in öldürüldüğü Agos gazetesinin önünde toplandı. "Katil devlet hesap verecek", "Faşizme inat kardeşimsin Hrant" sloganları attı. Gazeteci Hrant Dink öldürülmesinin üçüncü yılında kurucusu olduğu Agos gazetesinin İstanbul Şişli'deki bürosunun önünde yaklaşık üç bin kişi “adalet” istedi. 14.30'da trafiğe kapatılan caddeyi “Faşizme inat, kardeşimsin Hrant”, “Katil devlet hesap verecek”, “Hrant’ın katili Ergenekon devleti”, “Hrant için adalet için” sloganları çınlattı. Sarı Gelin, Zülfü Livaneli’nin “Yiğidim aslanım burada yatıyor”, Selda Bağcan ve Sezen Aksu’nun “Güvercin” şarkılarıyla saat 15.00 olduğunda Dink’in sesi saygıya duran arkadaşlarına katıldı. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Barışı Yükselt
|
'NATO’nun gizli ordusu dağıtılsın,Kontrgerilla belgeleri halka açıklansın!'2009’da NATO’nun kuruluşunun 60. Yılını protesto etmemizin nedeni, sadece, NATO’nun bir savaş ve işgal örgütü olması değildi. NATO, aynı zamanda illegal uzantılarıyla, gizli örgütlenmeleriyle, derin devlet bağlantılarıyla, darbe tezgâhlarıyla dünyanın en büyük organize suç örgütüdür.
Savaş karşıtları olarak bu nedenle, “Latin Amerika ülkelerinden Türkiye’ye, toplumsal muhalefeti bastırmak için örgütlenen askeri darbelerde ve bu darbelere zemin hazırlamak üzere tasarlanan tüm kanlı süreçlerde ABD güdümlü NATO’nun parmağı vardır. Barış, huzur ve demokrasi için; tüm dünyayı kana bulayan NATO dağıtılmalıdır” demiştik.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a suikast girişiminin ardından başlayan soruşturma süreci Seferberlik Tetkik Kurulu’na bağlı Kozmik Oda’da yapılan aramalarla devam ediyor.
Kozmik Oda’da ‘titiz bir biçimde’ korunan belgelerin “devlet sırrı” olduğu ve‘Devlet sırlarının halka açıklanmaması gerektiği’ söyleniyor. Bu nasıl bir devlet sırrıdır ki, devletin hiçbir kademesi ve parlamentodaki hiçbir siyasi bu “sır”ları bilmiyor. Oysa biz, ‘Kozmik Oda’larda saklanan belgelerin hangi sırları gizlediğini gayet iyi biliyoruz.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Barışı Yükselt
|
|
DTP'nin kapatılması kararı ve ardından bir dizi gelişme bu ülkede yasayan herkesin yine yüreğini ağzına getirdi. Çünkü eğer diyalog ve barış ortamı geliştirilemezse, kaos ve şiddetin girdabına sürüklenme tehlikesi var. Kurt sorununun çözümü ve barış talebinden vazgeçilemez. Barisin sesi susturulamaz.
Tam aksine, simdi savaşın sesini susturmanın, barisin sesini yükseltmenin zamanıdır. Kurt sorununun barışçı çözümü için somut adim atma zamanıdır. Sokaktan, Meclis'e barış ve demokratik çözüm ortamını geliştirmeden bir adim daha atmak imkansız.
Barısı savunmalı, barisin sesini yükseltmeliyiz çünkü telafisi mümkün olmayan yeni acılarla kaybedecek bir yılımız daha yok.
Barış inisiyatiflerinden, emek örgütlerinden dostlarımızın, aydın ve sanatçı arkadaşlarımızın ve savaş karşıtlarının katılımıyla 24 Aralik Perşembe akşamı saat 19.00'da Tünel Meydanında toplanıp ellerimizde 'Önce Barış' kartonlarıyla Galatasaray meydanına bir BARIS YURUYUSU yaptık.
Basın açıklaması metni için tıklayınız. |
|
|
Afganistan'a Asker Yok!
|
|
Kuresel Baris ve Adalet Koalisyonu'nun 7 Aralık'ta Taksim Hill Oteli'nde "Afganistan’a yolladığınız askerleri geri çekin. Savaşa ve işgale değil, Barışa ve halkların kardeşliğine destek verin!" başlıklı basın toplantısına KESK Başkanı Sami Evren, TTB Başkanı Gencay Gürsoy, SODEV Başkanı Erol Kızılelma, Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Tahsin Yeşildere, Barış Meclisi Sözcüsü Hakan Tahmaz, Şair Roni Margulies, Mazlumder Temsilcisi Ahmet Zeki Olaş, gazeteci yazar Leyla İpekçi, Genç Siviller Temsilcisi Hayri İnce, ve sanatçılar Mehmet Ali Alabora, Pelin Batu ile Kerem Kabadayı katıldı.
Mehmet Ali Alabora'nın sunuşuyla başlayan toplantıda, savaş karşıtları adına basın açıklamasını Pelin Batu okudu. Sami Evren, Erol Kızılelma, Ahmet Zeki Olaş ve Tahsin Yeşildere'de birer konuşma yaparak Afganistan işgalinin bir an önce bitirilmesi gerektiğini, hiçbir gerekçeyle Türkiye'nin savaşın ve işgalin ortağı olmaması gerektiğini vurguladılar. Konuşmacılar Afganistan'a yollanan askerlerin bir an önce geri çağrılmasını istediler.
Açıklama metni için tıklayın. |
|
|
Afganistan'a Asker Yok!
|
|
Afganistan Obama’nın Vietnam’ı olacak! Türkiye işgal ortaklığından vazgeçmelidir! ABD Başkanı Barack Obama, yeni Afganistan stratejisini önceki gün açıkladı. Bu stratejinin yeni hiçbir yanı yok. Obama, 30 bin ABD askerinin daha Afganistan’da savaşmak üzere gönderileceğini söyledi. Kanlı işgalin suç ortağı diğer ülkelerden de daha fazla asker istedi.
Bunda korkunç bir terslik yok mu? Dünyanın en zengin ülkeleri NATO şemsiyesi altında birleşmiş, dünyanın en fakir ülkelerinden birini yıllardır yakıp yıkıyor, bombalıyor. Afganistan’da neredeyse taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakılmadı ama işgale direniş büyüyerek sürüyor.
Açıklanan ‘yeni strateji’, ABD’nin “Nobel Barış Ödüllü” başkanının, önümüzdeki aylarda Afgan halkının maruz kalacağı şiddetin dozajının daha da artacağını açıklaması anlamında ‘yeni’ sadece.
Bildik strateji: Şavaşa ve işgale devam!
Bush döneminden gayet iyi bildiğimiz kana, şiddete, bombalamaya, yoksulları, masum insanları öldürmeye odaklanmış bir savaş stratejisi ile yine karşı karşıyayız. ABD, Irak’ta yerlerde sürünen prestijini şimdi Afganistan halkının kanlarıyla mı parlatacak? Irak, Bush’un Vietnam’ı oldu. Son gidişinde Bağdat’ta kafasına pabuç fırlatılınca işi pişkinliğe vurup döndü evine. Bush şimdiden tarihin çöp sepetinde! Afganistan da Obama’nın Vietnam’ı olacak. |
|
Devamını oku...
|
|
| |
|
|